AKÜDAK ÖZEL
Kızlar Sivrisi

Kızlar Sivrisi

Kızlarsivrisi 3070 metrelik yüksekliğiyle Bey Dağları'nın en yüksek noktasıdır. Antalya'nın Elmalı ilçesi sınırları içinde kalmaktadır... (Devam)

En Yakın Toplantı Tarihi

toplanti

Toplantı Tarihi : Yok

Toplantı Konusu : İlk toplantı.


Toplantı Yeri :Mediko Sosyal:)

Antalya Hava Durumu
ANTALYA
Kaynak:http://www.meteor.gov.tr/
 


AKÜDAK ANASAYFA:
 

AKÜDAK VE DAĞ


Yurdumuzda dağcılık gerek toplumsal olarak aile yapımızın özellikleri, gerek üniversite öncesi düşünsel yapımızın bu spor için tam olarak oturmamış olması ve yine temelde geri kalmışlığımıza dayalı bir çok nedenden ötürü üniversite öncesi çağda gelişememiştir. Maddi açıdan bir çoğumuzu aşan külfetli bir spor olması nedeniylede, devlet destekli kuruluşların çatısı dışında (üniversiteler, federasyon, beden terbiyesi gibi...) gelişme imkanı bulamamıştır. Üniversite ortamıyla birlikte yukarıda saymış olduğumuz sorunlar minimuma inmiş, uygun koşullar yaratılarak dağcılık sporu buralarda filizlenip gelişmiş ve büyümüştür. Halen yurdumuzda bu sporla uğraşanların çok büyük bir çoğunluğu üniversiteli ya da üniversite kökenli sporculardır. Üniversitelerimizde filizlenip yetişen ve son yıllarda toplumun her kesimine hızla yayılan bu büyüme bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir. Alt yapı sorunlarından tutun eğitime ve kurtarma ekiplerinin oluşturulmasına kadar. Bu sporun hızla ve kontrolsüz yayılımıyla paralel artan ve temel olarak "denetimsiz ve standardı olmayan eğitim" sisteminden kaynaklandığını düşündüğümüz dağ kazaları. Bu da kilit noktamız. Bu konu geleceğe dönük bir bakış açısıyla baktığımızda bu spor için can damarı diyebileceğimiz potansiyel imkanlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Söz konusu bu durum biz dağcılara sorumluluklar yüklemektedir. Bizde bir dağcılık kulübü olarak gündemde olan bu sorunlarla doğal olarak karşı karşıya bulunuyoruz. Bir üniversite kulübü olma bilinciyle bu sorunlara çözümler getirerek temelinden sağlam, amacın, ne yaptığıma ve hedeflerinin misyonunu iyi tespit etmiş bir yapılanma içersinde olmamız gerekmektedir. Böylelikle belirlediğimiz hedeflere saglıklı bir şekilde ulaşacağımıza inanmaktayız.

 

Bu sporla teknik olarak ilgilenen, eğitim ve deneyim süreçlerinden geçmiş ve faaliyet gösteren kişiye de dağcı denir. Coğrafi yükselti dedik. çünkü; tırmanış yapılan buz tutmuş bir şelale veya doğal kale kuleleri olabilir. Dağcılık ilkeleri dedik. Burada da doğa ve dağcı arasındaki bağ ve dağcılığın etiği söz konusu. Zira her tırmanan da dağcı olmuyor. Ve dağcılık teknikleri kullanılarak dedik. Bu bölümde tanımın olmazsa olmazlarından.Zira lider bir dağcının arkasında, ipe bağlanıp peşinden gidebilmeyi bırakın, düğümlerden bile
haberi olmayan ve dağcı olduğunu iddia eden insanlarla karşılaşmaktayız. Bu tür insanlar dağda zor ve ciddi durumlarla karşılaştıklarında bunun faturasını dağcılık
sporu ödemek durumunda kalmaktadır. Ortaya konulan bu teşhisler, hedefe ulaşan yolun sistemli belirli bir
standarda oturmuş ciddi bir eğitimden geçmiş olduğunu
göstermektedir. Eğitim sorunu da camia olarak en büyük sancılanmazdan biridir. Sistemli ve standardı olan bir eğitim verebilmek için yeterli sayıda ve yeterli düzeyde eğitmene ihtiyaç vardır. Yurt çapında bunu sağlamak bu günkü koşulularda mümkün değildir. Sayılı birkaç kulübümüz bu konuda kendi içlerinde yeterli durumdadır. Diğer bölüm bundan mahrumdur. Camia içerisinde eğitmenlik yapan bireylere baktığımızda da şu
tablo ortadadır. Eğitmenlerin çok büyük bir çoğunluğunun bırakın pedagojik formasyona sahip olmayı, teknik düzey olarak dahi yeterli düzeyde değillerdir. Dolayısıyla eğitmenlik vasıflarına sahip olmadıkları ortadadır. Hiç olmamasından iyidir gibi bir yaklaşımda bulunmak özellikle hayati riskler taşıyan bir sporda ne kadar saglıklı ve yerinde bir düşüncedir?
Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için öncelikle her birey kendi içerisinde bir takım sorgulamalara gitmelidir. Daha sonrasında da birlikte kararlar alınıp, çalışmalar yapılarak, resmi bağlamda bir takım çözümlemelere gidilmektedir.

 

Tüzüğümüzde belirtildiği gibi bir dağcılık kulübü olarak; dağları ve dağcılık sporunu sevdirmek, dağların tanıtılması ve korunması çalışmalarına katılmak, bu sporu temsil etmek temel amacımız. Bu amaca sağlıklı bir şekilde ulaşabilmek için dağcılığın ne olduğunu ve dağcının kim olduğunu belirlememiz gerekmektedir.
Nedir dağcılık? Kimdir dağcı?
Bu soruları yanıtlamak hiç de kolay değil. Zira bu tanımlamalar şimdiye kadar hiç bir birey ve birim tarafından açık ve net bir şekilde yapılmamış ya da bundan kaçınılmıştır. Bunu bizim yapmaya çalışmamız boyumuzu aştığımız gibi bir düşünceye neden olabilir. Ama bir yerlerden başlamak gerektiği inancındayız. Fikrimizce dağcılık sporu yurdumuzda bazı birey ve birimler tarafından yanlış ya da eksik algılanmaktadır. Her dağcı doğa severdir, ama her doğa sever dağcı mıdır?Dağlara gitmek, oralarda yürümek, kamp yapmak dağcılık mıdır? Son zamanlarda üzülerek şahit olduğumuz ve kötü sonuçlarına dağcılık adına dağcılar olarak katlanmak zorunda kaldığımız bu sporun çekici havasına kapılıp, dağlara tırmanmak için ne malzeme gerekiyorsa hepsini tüm lüksüyle birlikte alıp, bilinçsizce dağlara koşturan ve hayatım kaybeden ve çok zorlu anlar yaşayan insanlar mıdır dağcılar... Biz dağcılık, risksiz ve çok güvenli bir spordur demiyoruz.gayemiz bu tutkunun risklerini minimuma indirip en güvenli şekilde nasıl yapılabileceğini belirlemeye çalışmak. Gördüğünüz gibi bu ve bunlara benzer sorunlar bizi dağcılığa bakış acımızı belirlemeye ve belirli sınırlar ve sınırlandırmalar yapma gerekIiliğine sevk etti. Şöyle bir tablo çıktı ortaya: Belirli çıkış zorlukları içeren coğrafi yükseltilere değişik iklim koşullarında, değişik rotalardan, dağcılık ilkelerine bağlı kalınarak ve dağcılık teknikleri kullanılarak yapılan tırmanış ve tırmanış denemelerine dağcılık denir.

Burada federasyonumuza da büyük bir sorumluluk düşmektedir. Dağcılığa bakış açımızı ve yaklaşımımızı aktarmaya çalıştık. Gelelim Antalya bölgesinin Türkiye dağcılığındaki yeri ve önemine. Bölgemiz Türkiye'nin en uzun ve zorluk derecesi her seviyede tırmanıcıya hitap edebilecek uzun duvarlarla dolu. Bu bölge dağcıları olarak bu şansı değerlendirmek durumundayız. Bugün yüksek irtifacılarımız nasıl dünyanın yüksek dağlarını zorluyorlarsa yakında kaya tırmanışçılarımızda yurdumuzun ve dünyamızın zorlu ve uzun duvarlarını tırmanacaklardır. Ve bölgemiz geleceğin kaya tırmanışçılarını yetiştirmeye aday bir bölgedir. Direk olarak şu sonuca varılmasın. Biz tamamıyla kaya
tırmanışına yönelmiş değiliz. Trekking, kampçılık, kış
tırmanışıyla da ilgilenmekteyiz. Sadece bunların yanında bir konuda olabildiğimizce iyi olmayı amaçlamaktayız. Bu da açıkladığımız nedenlerden dolayı kaya tırmanışıdır.

Dağlarda görüşmek üzere...

                                                         AKÜDAK