|
AKÜDAK VE DAĞ
Yurdumuzda dağcılık gerek
toplumsal olarak aile yapımızın özellikleri, gerek
üniversite öncesi düşünsel yapımızın bu spor için tam olarak
oturmamış olması ve yine temelde geri kalmışlığımıza dayalı
bir çok nedenden ötürü üniversite öncesi çağda
gelişememiştir. Maddi açıdan bir çoğumuzu aşan külfetli bir
spor olması nedeniylede, devlet destekli kuruluşların çatısı
dışında (üniversiteler, federasyon, beden terbiyesi gibi...)
gelişme imkanı bulamamıştır. Üniversite ortamıyla birlikte
yukarıda saymış olduğumuz sorunlar minimuma inmiş, uygun
koşullar yaratılarak dağcılık sporu buralarda filizlenip
gelişmiş ve büyümüştür. Halen yurdumuzda bu sporla
uğraşanların çok büyük bir çoğunluğu üniversiteli ya da
üniversite kökenli sporculardır. Üniversitelerimizde
filizlenip yetişen ve son yıllarda toplumun her kesimine
hızla yayılan bu büyüme bir çok sorunu da beraberinde
getirmiştir. Alt yapı sorunlarından tutun eğitime ve
kurtarma ekiplerinin oluşturulmasına kadar. Bu sporun hızla
ve kontrolsüz yayılımıyla paralel artan ve temel olarak
"denetimsiz ve standardı olmayan eğitim" sisteminden
kaynaklandığını düşündüğümüz dağ kazaları. Bu da kilit
noktamız. Bu konu geleceğe dönük bir bakış açısıyla
baktığımızda bu spor için can damarı diyebileceğimiz
potansiyel imkanlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Söz
konusu bu durum biz dağcılara sorumluluklar yüklemektedir.
Bizde bir dağcılık kulübü olarak gündemde olan bu sorunlarla
doğal olarak karşı karşıya bulunuyoruz. Bir üniversite
kulübü olma bilinciyle bu sorunlara çözümler getirerek
temelinden sağlam, amacın, ne yaptığıma ve hedeflerinin
misyonunu iyi tespit etmiş bir yapılanma içersinde olmamız
gerekmektedir. Böylelikle belirlediğimiz hedeflere saglıklı
bir şekilde ulaşacağımıza inanmaktayız.
Bu
sporla teknik olarak ilgilenen, eğitim ve deneyim
süreçlerinden geçmiş ve faaliyet gösteren kişiye de dağcı
denir. Coğrafi yükselti dedik. çünkü; tırmanış yapılan buz
tutmuş bir şelale veya doğal kale kuleleri olabilir.
Dağcılık ilkeleri dedik. Burada da doğa ve dağcı arasındaki
bağ ve dağcılığın etiği söz konusu. Zira her tırmanan da
dağcı olmuyor. Ve dağcılık teknikleri kullanılarak dedik. Bu
bölümde tanımın olmazsa olmazlarından.Zira lider bir
dağcının arkasında, ipe bağlanıp peşinden gidebilmeyi
bırakın, düğümlerden bile
haberi olmayan ve dağcı
olduğunu iddia eden insanlarla karşılaşmaktayız. Bu tür
insanlar dağda zor ve ciddi durumlarla karşılaştıklarında
bunun faturasını dağcılık
sporu ödemek durumunda
kalmaktadır. Ortaya konulan bu teşhisler, hedefe ulaşan
yolun sistemli belirli bir
standarda oturmuş ciddi bir
eğitimden geçmiş olduğunu
göstermektedir. Eğitim
sorunu da camia olarak en büyük sancılanmazdan biridir.
Sistemli ve standardı olan bir eğitim verebilmek için
yeterli sayıda ve yeterli düzeyde eğitmene ihtiyaç vardır.
Yurt çapında bunu sağlamak bu günkü koşulularda mümkün
değildir. Sayılı birkaç kulübümüz bu konuda kendi içlerinde
yeterli durumdadır. Diğer bölüm bundan mahrumdur. Camia
içerisinde eğitmenlik yapan bireylere baktığımızda da şu
tablo ortadadır.
Eğitmenlerin çok büyük bir çoğunluğunun bırakın pedagojik
formasyona sahip olmayı, teknik düzey olarak dahi yeterli
düzeyde değillerdir. Dolayısıyla eğitmenlik vasıflarına
sahip olmadıkları ortadadır. Hiç olmamasından iyidir gibi
bir yaklaşımda bulunmak özellikle hayati riskler taşıyan bir
sporda ne kadar saglıklı ve yerinde bir düşüncedir?
Bu olumsuzlukları ortadan
kaldırmak için öncelikle her birey kendi içerisinde bir
takım sorgulamalara gitmelidir. Daha sonrasında da birlikte
kararlar alınıp, çalışmalar yapılarak, resmi bağlamda bir
takım çözümlemelere gidilmektedir.
Tüzüğümüzde belirtildiği gibi bir dağcılık kulübü olarak;
dağları ve dağcılık sporunu sevdirmek, dağların tanıtılması
ve korunması çalışmalarına katılmak, bu sporu temsil etmek
temel amacımız. Bu amaca sağlıklı bir şekilde ulaşabilmek
için dağcılığın ne olduğunu ve dağcının kim olduğunu
belirlememiz gerekmektedir.
Nedir dağcılık? Kimdir
dağcı?
Bu soruları yanıtlamak hiç
de kolay değil. Zira bu tanımlamalar şimdiye kadar hiç bir
birey ve birim tarafından açık ve net bir şekilde yapılmamış
ya da bundan kaçınılmıştır. Bunu bizim yapmaya çalışmamız
boyumuzu aştığımız gibi bir düşünceye neden olabilir. Ama
bir yerlerden başlamak gerektiği inancındayız. Fikrimizce
dağcılık sporu yurdumuzda bazı birey ve birimler tarafından
yanlış ya da eksik algılanmaktadır. Her dağcı doğa severdir,
ama her doğa sever dağcı mıdır?Dağlara gitmek, oralarda
yürümek, kamp yapmak dağcılık mıdır? Son zamanlarda üzülerek
şahit olduğumuz ve kötü sonuçlarına dağcılık adına dağcılar
olarak katlanmak zorunda kaldığımız bu sporun çekici
havasına kapılıp, dağlara tırmanmak için ne malzeme
gerekiyorsa hepsini tüm lüksüyle birlikte alıp, bilinçsizce
dağlara koşturan ve hayatım kaybeden ve çok zorlu anlar
yaşayan insanlar mıdır dağcılar... Biz dağcılık, risksiz ve
çok güvenli bir spordur demiyoruz.gayemiz bu tutkunun
risklerini minimuma indirip en güvenli şekilde nasıl
yapılabileceğini belirlemeye çalışmak. Gördüğünüz gibi bu ve
bunlara benzer sorunlar bizi dağcılığa bakış acımızı
belirlemeye ve belirli sınırlar ve sınırlandırmalar yapma
gerekIiliğine sevk etti. Şöyle bir tablo çıktı ortaya:
Belirli çıkış zorlukları içeren coğrafi yükseltilere değişik
iklim koşullarında, değişik rotalardan, dağcılık ilkelerine
bağlı kalınarak ve dağcılık teknikleri kullanılarak yapılan
tırmanış ve tırmanış denemelerine dağcılık denir.
Burada
federasyonumuza da büyük bir sorumluluk düşmektedir.
Dağcılığa bakış açımızı ve yaklaşımımızı aktarmaya çalıştık.
Gelelim Antalya bölgesinin Türkiye dağcılığındaki yeri ve
önemine. Bölgemiz Türkiye'nin en uzun ve zorluk derecesi her
seviyede tırmanıcıya hitap edebilecek uzun duvarlarla dolu.
Bu bölge dağcıları olarak bu şansı değerlendirmek
durumundayız. Bugün yüksek irtifacılarımız nasıl dünyanın
yüksek dağlarını zorluyorlarsa yakında kaya
tırmanışçılarımızda yurdumuzun ve dünyamızın zorlu ve uzun
duvarlarını tırmanacaklardır. Ve bölgemiz geleceğin kaya
tırmanışçılarını yetiştirmeye aday bir bölgedir. Direk
olarak şu sonuca varılmasın. Biz tamamıyla kaya
tırmanışına yönelmiş
değiliz. Trekking, kampçılık, kış
tırmanışıyla da
ilgilenmekteyiz. Sadece bunların yanında bir konuda
olabildiğimizce iyi olmayı amaçlamaktayız. Bu da
açıkladığımız nedenlerden dolayı kaya tırmanışıdır.
Dağlarda
görüşmek üzere...
AKÜDAK
|