SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

Tarımsal faaliyetler içerisinde değerlendirilen su ürünleri, belirli bir yatırım ve çaba karşılığı ülke ekonomisine sürekli katkı sağlayan önemli doğal canlı kaynaklardır. Ülkemiz, deniz ve içsu kaynakları yönüyle oldukça şanslı bir konumda olup, su ürünleri üretimi açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Su ürünleri üretiminde, bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda olumlu gelişmeler kaydedilmiştir. Özellikle su havzalarında yaşayan halkımızın avcılık yoluyla yaptığı balıkçılık, sektörün temelini oluşturmuştur. Ancak nüfus artışına paralel olarak artan hayvansal protein ihtiyacının karşılanmasında avcılığın yanında su ürünleri yetiştiriciliğinin de önemi artmıştır.  1980’li yıllarda akademik eğitime başlayan su ürünleri fakültelerinin sektörle işbirliği içerisine girmesi bu artışa büyük ivme kazandırmıştır.

Türkiye’de su ürünleri sektörü geleceği parlak sektörler arasındadır. Bilimsel gelişmeler ve teknolojik yeniliklerin uygulamaya geçirilmesi, sektörle ilişkili ağ, yem ve işleme gibi fabrikaların kurulması sektörün gelişmesine katkıda bulunmuş ve sektörü ülke ekonomisinde önemli bir yere taşımıştır.

Su ürünleri üretiminde önemli bir yeri olan kültür balıkçılığı ile ilgili ilk uygulamalar 1970’li yıllarda iç sularda sazan ve alabalık, 1985’li yıllarda ise denizde çipura-levrek yetiştiriciliği ile başlamıştır. Yıllar içerisinde bilimsel ve teknolojik yeniliklerin uygulanmasıyla balık yetiştiriciliği hızlı bir gelişme göstermiştir. 2006 yılı itibariyle toplam su ürünleri üretim miktarı 538 888 ton olup, bu üretimin 409 945 tonu avcılık ve 128943 tonu ise yetiştiricilik yoluyla elde edilmiştir. Yetiştiricilik yoluyla elde edilen üretim miktarının 56694 tonluk kısmı içsulardan alabalık ve sazan, 72249 tonluk kısmı ise başta çipura-levrek olmak üzere diğer deniz türlerinin yetiştiriciliğinden elde edilmiştir. Elde edilen bu değer toplam su ürünleri üretimimizin %23,9’unu oluşturmaktadır.  Yetiştiricilik yoluyla elde edilen üretim miktarının toplam üretimdeki payı her geçen yıl artmaktadır. Ülkemiz, ulaşılan bu üretim düzeyi ile balık yetiştiriciliğinde Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında üst sıralarda yer almaktadır. Diğer taraftan İspanya, İtalya, Yunanistan gibi AB ülkelerinde hızla gelişmeye başlayan orkinos balığı avcılığı ve yetiştiriciliği, 2000 yılından itibaren ülkemizde de yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca gerek kamu kurumu gerekse özel sektörlerin Ar-Ge çalışmalarıyla içsu ve denizlerde alternatif türlerin yetiştiriciliğe kazandırılması çalışmaları yapılmaktadır.

Her yıl ilgili kamu kurumları, üniversiteler ve özel sektör birlikte toplantılar düzenlenerek sektörün sorunları ve çözümüne yönelik değerlendirmeler yapılmakta ve sektörün geleceğine yön verilmektedir. Ayrıca bu alanda her yıl gerçekleştirilen ulusal veya uluslar arası düzeyde sempozyum, fuar gibi etkinlikler ile bilimsel ve teknolojik gelişmelerden sektörün bilgilendirilmesi sağlamaktadır.

Su Ürünleri Fakültesinden mezun olan öğrencilerimiz su ürünleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel sektörde çalışma olanağına sahiptir. Kendi iş yerlerini kurmakla birlikte özel sektör kapsamında; tatlısu ve deniz balıkları yetiştiricilik tesisleri,  yem ve ağ fabrikaları, balıkçı tekneleri, su ürünleri işleme tesisleri, sektör ile ilgili faaliyet gösteren firmalar, sektöre danışmanlık yapan kuruluşlarda iş bulma olanağına sahiptirler. Ayrıca mezun öğrenciler bazı ilave dersler alarak katıldıkları sınavlardan başarılı olurlar ise kıyı kaptanlık belgesine sahip olabilirler. Belirli konularda uzmanlaşmak üzere Üniversitelerin ilgili fakültelerinde lisansüstü eğitimlerini sürdürebilirler.

Su Ürünleri Sektörü; kaynakların sürdürülebilir kullanımının, doğa ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmanın önemli olduğunun bilincindedir.