EĞİTİM

Aile hekiminin tanımında uzmanlık eğitimi aldığı yer almaktadır. Bu eğitimin süresi 2-8 yıl arasında değişmektedir. 1986’da Avrupa Genel Pratisyen Birliği (UEMO) eğitim için minimum iki yıl standardını önermiştir ve 1995 de uygulamaya konmuştur. Bundan önce de Avrupa ülkelerinde 3 ile 5 yıl arasında değişen süreyle uzmanlık eğitimi verilmekteydi. 1994 yılında Kopenhag'da sürenin 3 yıla çıkarılması konusunda uzlaşı sağlanmıştır.

Ülkelere göre değişen uzmanlık eğitimi müfredatları ve süreleri vardır. Örn, İngiltere'de 5 yıllık tıp eğitimi tamamlayanlar tıp diploması almaya hak kazanmaktadırlar, ancak mezunların tek başlarına hasta bakma yetkileri yoktur. Pre-registration house officer ünvanı ile 6 ay dahili bilimler, 6 ay cerrahi bilimlerde staj yaparlar. Bizdeki internlik dönemine karşılık gelir. Tek fark 13000 pound maaş almalarıdır. Bir yıl sonunda uzmanlık sınavına girerler ve başarılı olanların hepsi belirli bir alanda uzmanlık  yapmaya hak kazanır. Mezunların %55’i aile hekimliğini seçerler, senior house officer ünvanı ile 2 yıl hastane rotasyonları yaparlar. Rotasyonları tamamladıktan sonra 1 yıl eğitici aile hekimi yanında birinci basamak uygulamaları yapar. Başarılı olanlar aile hekimliği uzmanı olurlar.

Ülkemizde de uzmanlık eğitimi 3 yıldır. Eğitim süresince 9 ay dahiliye, 9 ay pediatri 8 ay kadın hastalıkları ve doğum, 6 ay genel cerrahi, 4 ay psikiyatri kliniklerinde çalışılır. Süre sonunda tez çalışması ve sözlü sınav yapılarak başarılı olanlar uzman olur. Yeni tıpta uzmanlık yönetmeliğinde eğitim içeriği yeniden değerlendirilip, belirlenecektir.

AİLE HEKİMİ TANIMI

Her yaş grubundaki hastaya ve ailesine, hastalıkta ve sağlıkta, yakınmanın şeklinden bağımsız, sürekli, kapsamlı ve kişisel bakım sağlayan bu konuda uzmanlaşmış doktora aile hekimi denir. Hastaya karşılıklı güvene dayalı bir ilişki kurar. Tüm bu yaklaşımlar kişinin sağlık ihtiyaçlarının %95’ini kapsar. Geri kalan gereksinimler için uygun hekimler ve sağlık kuruluşları seçilir. Hastalıklardan korunma ve erken tanı aile hekiminin ana görevidir. Diğer uzmanlık dalları ile örtüşen pek çok alanla ilgilenir. Bunları birinci basamak sağlık hizmetine özgü kullanır. Aile dinamikleri, insan ilişkileri, danışmanlık ve psikoterapi konularından yararlanır. Devamlılık, kapsamlılık, kişisellik, hastalıklardan korunma, erken tanı ve tedavi, bireye toplumsal yaklaşım özelliklerinden bazılarıdır. Aile hekimliği kişi ve ailesine, sürekli ve kapsamlı sağlık bakımı sağlayan uzmanlık dalıdır. Biyolojik, klinik ve davranışsal bilimleri birleştirecek genişliktedir. Tüm yaşları, her iki cinsi, her organ sistemini ve tüm hastalıkları içerir. Genel tıp pratiğinin genişlemiş geliştirilmiş halidir.

Birinci basamak sağlık bakımında aile hekimliği yaklaşımı şöyle tanımlanabilir:

  1. Hastanın başvurduğu sağlık sisteminin ilk karşılaşma noktasıdır.

  2. Uzun süreli, hastalık olsun olmasın, sağlık bakımı hizmeti verir.

  3. Tüm geleneksel disiplinlerden bölümleri olan kapsamlı bir bakımdır.

  4. Hastanın bütün sağlık gereksinimleri ile ilgilenir ve koordinasyondan sorumludur.

  5. Hastalık takibi ve toplum sağlığı konularında süreğen sorumluluğu vardır.

6-Son derece kişisel bir sağlık hizmetidir. Birinci basamak hekimi hastaya ilk görüşmede bakım sağlayan ve sürekli sorumluluğunu alan genel tıp doktorudur. Bu hizmet için özel eğitim almış olmalıdır. Zamanının büyük bir bölümünü belirli bir hasta topluluğuna hizmet için kullanır. Birinci basamak sağlık hizmeti; hastalıklardan korunma, sağlık koşullarının yükseltilmesi sürdürülmesi, danışmanlık, hasta eğitimi, tanı ve tedavi ve kronik hastalıkların takibini kapsamalıdır.

Aile hekiminin özellikleri ve işlevleri şunlardır

  1. Sağlık, hastalık ve rehabilitasyonda birey ve ailesi için güçlü bir sorumluluk hissetmeli.

  2. Hasta ve ailesine sıcak ilgi ve merhamet göstermeli.

  3. Şüpheci ve meraklı olmalı.

  4. Tıbbi sorun ve çözümü için çaba göstermeli.

  5. Pek çok tıp dalına ilgisi olmalı.

  6. Hastanın pek çok sorunuyla aynı anda ilgilenebilmeli.

  7. Teknik ve mesleki yeniliklere ilgi duymalı.

  8. Çocukların büyüme gelişme aile ve sosyal çevreye uyum aşamalarını izleme ve destekleme yeteneği olmalı.

  9. Hastalara günlük sorunlarla baş edebilme, aile ve toplumda kararlılığını koruma konularında yardım edebilmeli.

  10. Hasta için gerekli tüm sağlık hizmetlerini koordine edebilmeli.

  11. Sürekli eğitim ve öğrenme çabası göstermeli.

  12. Kronik hastalıkları tedavi edebilmeli ve akut bir hastalık sonrası maksimum rehabilitasyon sağlayabilmeli.

  13. Hasta ve ailesini hastalık süreçleri ve iyi sağlık prensipleri konusunda eğitme becerisi ve isteği olmalı.

Sürekli sorumluluk

Aile hekiminin esas işlevlerinden biri hastanın tıbbi bakımını üstlenmesi ve bunu sürekli üstüne almasıdır. Sorumluluğu hastalığın sona ermesiyle bitmez, hastanın sağlık durumundan ve hastalık sürecinden bağımsızdır. Doktor hastasıyla ne kadar uzun süre birlikte olabilirse, organik hastalıkların belirti ve bulgularını saptaması ve bunları fonksiyonel sorunlardan ayırması o kadar kolaylaşacaktır. Duygusal ve sosyal çatışmalardan kaynaklanan sorunlar en iyi birey, ailesi ve sosyal geçmişi hakkında sıkı bilgilenmiş bir doktor tarafından çözülebilir. Bu bilgiler sadece hastanın davranış özellikleri ve değişen sıkıntı durumlarına tepkilerin uzun süre gözlenmesiyle elde edilen delillerden sağlanabilir. Bu bakış tarzı özellikle çocukların potansiyellerine tümden erişmelerine yardımcı olma olanağı verir. Aile hekiminin asıl konusu aile olsa da yalnız yaşayanlar veya diğer aile yaşamı şeklindekilerle de ilgilenirler.

Sorumluluğu üstlenme

Hastalar pek çok doktor tarafından ayrı ayrı görülür. Çoğu sorumluluğu tamamen üstlenmez, ancak kendi ile ilgili bölümle ilgilenir. Önemli kararlar verilir, ancak kimse bundan kendini sorumlu hissetmez. Bu hastanın fizik durumunu, mizacını anlayan ve günlük yaşamının ayrıntılarını bilen bir hekime ihtiyacı vardır. Bu da ancak aile hekimidir.

Kronik hastalık

Aile hekimleri bilinen tedavisi olmayan, ancak optimal sağlık düzeyi sağlamak için bir hekime ihtiyacı olan kronik hastalıklarla ilgilenirler. Bu hastalıkların kontrolü tüm ailenin hayatının yeniden şekillenmesini gerektirir.

Bakım kalitesi

Hastalarını bir süredir tanıyan kişisel doktorlarına başvuranların aldıkları birinci basamak sağlık bakımı daha kalitelidir. Genel tıp eğitimi almış ve bu alanda çalışan hekimler ve uzman hemşireler, çalışma sahaları özgün alanlarda kısıtlanmış olanlara kıyasla hastalarına daha kaliteli birinci basamak bakımı sağlamaktadır.

Maliyet etkin bakım

Hastasını şahsen tanıyan bir doktor daha ekonomik olarak da yapar. Sorunların doğasını daha hızlı ve etkili değerlendirir. Olası tanıları ayıt edebilmek için pahalı laboratuar ve radyolojik yöntemlere daha az ihtiyaç duyar. Hastalar sorunlarına kendileri tanı koyup gidecekleri uzmanları kendileri seçerse maliyet ve israf artar. En etkin ve maliyet etkin sistem, sorunlara en mantıklı ve ekonomik yaklaşımı seçen tek bir doktorun olduğudur. Sağlık hizmeti hastalara tam ihtiyacı olduğu kadar verilmeli. Basit sorunların olduğundan fazla büyütülmesi, gereksiz ve karmaşık tanısal yöntemlerin kullanılması hem hata potansiyelini hem de maliyetleri arttırır.

Kapsamlı bakım

Aile hekimi hasta sorunlarının büyük bölümüne bakım verebilecek kapsamlı bir eğitimden geçmelidir. Bu kapsamlı eğitim tüm tıp yelpazesini kapsar. Gerçek bir birinci basamak hekimi akut enfeksiyonları tedavi etmeli, cilt ve diğer lezyon biyopsilerini yapmalı, kesileri onarmalı, kas ve iskelet zorlanmalarını ve minör kırıkları tedavi etmeli, yabancı cisim çıkartmalı, jinekolojik ve obstetrik bakım yapabilmeli, sağlam çocuk takibi yapmalı ve hastalıklarını tedavi etmeli,destekleyici psikoterapi yapmalı,tanısal girişimlerde denetleyici olmalıdır. Aile hekimliği birçok branştan farklı yoğunlukta bilgileri kapsayan geniş bir uzmanlıktır.

TARİHÇE

F. Peabody 1923 de uzmanlaşmanın doruğa ulaştığını, sağlık hizmetinin kapsamlı ve kişisel bakım verebilecek "generalist" doktorlarca verilmesi gerektiğini iddia etmişti. İngiltere'de 1948 de başlayan çalışmalar sonucunda 1952 de "College of General Practitioners" kuruldu. Uzmanlaşma eğilimi 1960 larda doruğa ulaştı ve genel tıp pratiğinin önde gelenleri paradoksal bir şekilde birinci basamak sağlık hizmetlerini verecek bir uzmanlık fikrini ortaya attılar. 1966 yılında Amerika Tıp Birliğinin alt komiteleri birinci basamak uzmanlığını resmen tanıdı. 1969 da "Amerikan Aile Hekimliği Board" u (ABFP) oluştu ve aile hekimliği uzmanlığı doğmuş oldu. 1971 de "Genel Tıp Akademisi" nin adı "Aile Hekimliği Akademisi" olarak değişti. Almanya'da 1976 da Hannover Tıp Fakültesin'de Aile Hekimliği Anabilim Dalı kuruldu. Türkiye'de 1970 lerde aile hekimliği tartışılmış ve sağlık ocağı hekiminden farklı olmadığı düşünülmüş, ayrı bir uzmanlık dalı olarak kabul edilmemiştir. 1984 yılında Tababet Uzmanlık Tüzüğünde yer almış, 1985 yılında Sağlık Bakanlığı ihtisas konusu olarak tüzüğe koymuş ve aynı yıl eğitim hastanelerinde uzmanlık eğitimi başlamıştır.

UZMANLIK OLARAK

DSÖ tanımına göre aile hekimliği uzmanlaşmış ve hastanede verilen hizmetin içeriğini ve kalitesini olumlu yönde etkileyecek olan etkili verimli sürekli ve kapsamlı birinci basamak hizmetidir. Bu tür bir hizmetin toplum gereksinmelerini karşılayacağı açıktır. Kayıtlarında bireyin sağlığı ile ilgili her şey vardır. Bu bilgileri hem kendi kullanır, hem de konsültan hekimlere ayrıntılı epikriz yazarak hızlı ve doğru tanı konmasına yardımcı olur. Koruyucu hekimlik hizmetlerinin uygulanması ve takibi, hastalıklarla ilgili risk faktörleri ve bunlardan korunma yolları aile hekiminin vereceği hasta eğitimi ile mümkün olur. Bu eğitimle kişiler aile planlaması, çocuk sağlığı, beslenme ve genel sağlık konuları hakkında bilgi sahibi olurlar. Bu konularda verilen hizmetlerden yararlanmayı öğrenirler. Bu sayede hastalıkların erken tanı ve tedavisi mümkün olur. Çözemediği sorunlarla karşılaşıldığında ise hastayı en doğru yere en doğru zamanda ve gerekli tüm bilgilerle sevk ederek çabuk ve etkili bir tedavi uygulanmasında koordinasyon görevi yapar. Kronik hastalıkların sık sık hastaneye gitmelerine gerek kalmadan yerinde takip edilmeleri ve ilerlemelerin durdurulmasında etkin görev alarak kaynak ve zaman tasarrufu sağlarlar.