1915 Ermeni Olaylarına Rus Bakış Açısı Akdeniz Üniversitesi’nde Konuşuldu

Akdeniz Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma-Uygulama Merkezi tarafından ‘Görüşlerin Tarihsel ve Politik Evrimi: Osmanlı İmparatorluğu’nda 1915 Ermeni Olaylarına İlişkin Sovyet ve Post- Sovyet Dönemi Rusya’nın Bakış Açışı’ başlıklı konferans gerçekleştirildi.

Konferansın konuşmacısı Moskova Tarih, Ekonomi ve Hukuk Araştırmaları Enstitüsü Genel Tarih Bölüm Başkanı Dr. Eldar Abbasov oldu. Programın moderatörlüğünü ise Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma-Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şahin Doğan gerçekleştirdi.

HER ŞEYİ YAZABİLİRSİNİZ

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan konferansın açılış konuşmasını Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker gerçekleştirdi. Toker konuşmasında, üniversitelerin gelişiminin ancak nitelikli bilimsel üretimle mümkün olacağını ifade etti. Akademik çalışmalarda belirleyici olanın konuya yaklaşımda gösterilen ciddiyet, yöntem bilgisi ve bilimsel derinlik olduğunu vurgulayan Toker, “Uluslararası kabul gören yayınlar yapabilmek için hâkim görüşlere paralel çalışmalar yürütmek gerektiği yönünde zaman zaman yanlış bir algı oluşabiliyor. Dünya böyle bir yer değil. Siz gerçekleri yazdığınız sürece, nasıl yazacağınızı bildiğiniz sürece her şeyi yazabilirsiniz. Bu anlamda ben bugün bizi yalnız bırakmayan Eldar hocama, bütün misafir hocalarımıza ve bu konferansı düzenleyen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi müdürümüz Şahin hocama yürekten teşekkür ediyorum. Başarılı bir konferans olmasını temenni ediyorum.” diye konuştu.

YEPYENİ ARŞİV BELGELERİNİ DUYACAĞIZ

Programın moderatörlüğünü gerçekleştiren Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma-Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şahin Doğan, “Bugün burada tarihsel derinliği oldukça geniş, çok boyutlu ve halen güncelliğini koruyan bir konuya değinmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Güney Kafkasya'nın ve Osmanlı Anadolusunun tarihsel gelişimi ve bu coğrafyada yaşayan siyasal ve toplumsal dönüşümler ve özellikle Ermeni meselesinin tarihsel arka planı kapsamında, Sovyet ve post-Sovyet dönemi Rusya'nın Ermeni meselesi politikaları üzerine gerçekleştireceğimiz bu konferansın bilimsel açıdan da verimli tartışmalar üretmesini temenni ediyorum. Biliyorum ki Eldar hocamız buraya boş gelmemiştir, muhakkak bize yepyeni arşiv belgeleriyle gelmiştir. Ve o yepyeni arşiv belgelerini de belki de ilk kez biz burada hep birlikte duyacağız. O bakımdan bilimsel bir konferansın da üzerinde, bilimsel tartışmalar üretmesini temenni ediyorum.” dedi.

DİKKATE DEĞER DEĞİŞİM EĞİLİMİ

Konuşmasına 1915 olaylarına olan bakış açısının tarihsel evrim süreci ile başlayan Moskova Tarih, Ekonomi ve Hukuk Araştırmaları Enstitüsü Genel Tarih Bölüm Başkanı Dr. Eldar Abbasov , “Bilindiği üzere, her yıl 24 Nisan’da dünyanın dört bir yanındaki Ermeniler, 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda meydana gelen ve kendileri tarafından soykırım olarak nitelendirilen trajik olayların yıl dönümünü anmaktadır. Ermeni diasporasının çeşitli ülkelerdeki etkili temsilcileri, on yıllar boyunca yabancı devletlerin parlamentolarında sözde “Ermeni soykırımı”nın tanınmasına yönelik aktif lobi faaliyetleri yürütmüştür. SSCB’nin dağılmasının ve Ermenistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından, resmî Erivan bu yaklaşımı dış politikasının temel önceliklerinden biri hâline getirmiş; bu durum Dışişleri Bakanlığı ve diplomatik temsilciliklerin faaliyetlerine de yansımıştır. Bununla birlikte, son dönemde Ermenistan’ın bu konudaki tutumunda dikkate değer bir değişim eğilimi gözlemlenmektedir.” diye konuştu.

PAŞİNYAN MESELENİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİNİ VURGULADI

Nikol Paşinyan’ın 2025 yılında Davos da gerçekleştirdiği konuşmaya değinen Dr. Eldar Abbasov, “Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 24 Ocak 2025 tarihinde Davos Ekonomik Forumu kapsamında bulunduğu İsviçre’de, Zürih’te Ermeni diasporası temsilcileriyle yaptığı görüşmede 1915 olaylarına değinmiş ve meselenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Paşinyan, “1915 olaylarına ilişkin tarihsel meseleye yeniden dönmeliyiz; ne olduğunu, neden olduğunu, nasıl algıladığımızı ve bu algının nasıl şekillendiğini anlamalıyız. Nasıl oldu da 1939’da gündemde olmayan bu konu 1950’de uluslararası gündeme taşındı?” ifadelerini kullanmıştır.” dedi.

KAPSAMLI PROPAGANDA

Türkiye’ye yönelik kapsamlı bir propaganda yapıldığını belirten Abbasov, “1915 olaylarının Türkiye’ye karşı ideolojik bir araç olarak kullanılmasında dönüm noktası, bu olayların 50. yıl dönümüne denk gelen Soğuk Savaş dönemidir. 1960’lı yılların başlarından itibaren, Avrupa ve Amerika’daki siyasi, akademik ve medya çevreleriyle güçlü bağlantılara sahip diaspora temsilcileri geniş kapsamlı bir propaganda ve siyasi mobilizasyon kampanyası başlatmıştır. Bu çerçevede basın faaliyetleri, bilimsel konferanslar, sergiler ve anma etkinlikleri organize edilmiş; 1915 olaylarının uluslararası kamuoyunda görünürlüğü artırılmaya çalışılmıştır.” şeklinde konuştu.

İLK ANMA

Erevan’da gerçekleşen ilk anmayı konu alan Abbasov, “Bu kampanyanın temel hedeflerinden biri, söz konusu olayların başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından “soykırım” olarak tanınmasını sağlamak, bir diğeri ise Türkiye’nin bazı topraklarına ilişkin iddiaları gündeme taşımaktı. Bu yönüyle kampanya yalnızca tarihsel hafıza ile ilgili değil, aynı zamanda açık bir jeopolitik ve diplomatik baskı aracı niteliği taşımaktaydı.Diaspora tarafından başlatılan bu süreç, Ermenistan SSC yönetimi tarafından da desteklenmiş ve kurumsal bir boyut kazanmıştır. Bu bağlamda, Ermenistan Komünist Partisi Birinci Sekreteri Yakob Zarobyan, 13 Kasım 1964’te SBKP Merkez Komitesi’ne başvurarak anma etkinlikleri düzenlenmesi ve bir anıt inşa edilmesi için izin talep etmiştir. Moskova’nın onayıyla 24 Nisan 1965’te Erevan’da ilk anma etkinliği gerçekleştirilmiştir” dedi.

SOYKIRIM İFADESİNİ DOĞRUDAN KULLANMAKTAN KAÇINDI

Rusya’nın Ermenistan ve Türkiye ile olan dış politika anlayışı doğrultusunda ‘soykırım’ ifadesinden kaçındığını belirten Abbasov, “1995 yılında, olayların 80. yıl dönümü arifesinde, Devlet Duması’nda “Ermeni halkına yönelik soykırımın kınanmasına ilişkin” bir bildiri kabul edilmiştir. 2000 yılında Vladimir Putin’in iktidara gelmesiyle birlikte Rusya’da merkeziyetçi ve daha kontrollü bir siyasi yapı güç kazanmış; bu durum dış politikada da daha dikkatli ve dengeli bir yaklaşımı beraberinde getirmiştir. 2015 yılında, 1915 olaylarının 100. yıl dönümü vesilesiyle Erivan’da düzenlenen anma törenlerine katılan Vladimir Putin, Ermeni tarafının beklentilerine rağmen konuşmasında “soykırım” ifadesini doğrudan kullanmaktan kaçınmış; bunun yerine daha temkinli ve insani vurgular içeren bir dil tercih etmiştir. Bu yaklaşım, Rusya’nın bir yandan Ermenistan ile ilişkilerini sürdürme, diğer yandan ise Türkiye ile stratejik dengeleri koruma yönündeki çok boyutlu dış politika anlayışını yansıtmaktadır.” ifadelerini kullandı.

 

Eklenme tarihi :8.04.2026 13:49:09
Son güncelleme : 8.04.2026 13:50:32