Antalya'nın tarım teknolojileri alanında üretim ve inovasyon merkezi olmaya hazırlanan Antalya Tarım Teknokenti'ne ilişkin açıklama yapan Rektör Özkan, girişimci ve firmalara tahsis edilecek alanların kiralama sürecinin 6 ay içinde başlayacağını söyledi. Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz da 35 firma ile ön görüşmelerin tamamlandığını ifade etti.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi sosyal tesislerde düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya geldi. 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla günlerini kutlayan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, gazeteciliğin büyük emek ve sorumluluk gerektiren bir meslek olduğunu vurguladı. Basın mensuplarının doğru ve hızlı haberi kamuoyuna ulaştırmak için büyük özveriyle çalıştığını belirten Özkan, "Yaptığınız iş çok kıymetli ve çok zor. Özellikle bu sıcak havalarda sürekli sahadasınız. Allah kolaylık versin." dedi. Akdeniz Üniversitesinin çalışmalarının kamuoyuna ulaştırılmasında basının önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Özkan, "Üniversite olarak yaptığımız çalışmaları her zaman en güzel şekilde insanlara duyurdunuz. Bizim anlatmamızdan çok, sizlerin anlatması çok daha kıymetli. Üniversitem adına hepinize teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız." diye konuştu.
TARIM TEKNOKENTİ VİZYONUNU ANLATTI
Programda Antalya Tarım Teknokenti Projesi hakkında bilgi veren Rektör Özkan, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aksu'daki 1100 dönümlük alanın Eylül 2025'te Tarım Teknokenti ilan edildiğini hatırlattı. Üniversitenin kampüs içerisinde 365 dönümlük mevcut bir teknokentinin bulunduğunu belirten Özkan, göreve geldikleri ilk günden itibaren Aksu'daki alanı tarıma ve teknolojiye nasıl kazandırabileceklerini düşündüklerini söyledi. Projeyi özel sektör temsilcileriyle de paylaştıklarını ifade eden Özkan, "Tarım Teknokenti fikrine herkes çok sıcak baktı. Bu süreçte başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza destekleri için teşekkür ediyoruz. Konuyu ilettiğimizde hemen destek verdiler ve bu alan Tarım Teknokenti ilan edildi." dedi.
AR-GE, ÜRETİM VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM AYNI ALANDA BULUŞACAK
1100 dönümlük alanın Aksu'da, EXPO ve BATEM'in yanında yer alan verimli bir arazi olduğuna dikkat çeken Özkan, bölgenin teknokent ilan edilmesiyle yapılaşmaya açılmayacağını söyledi. Alanda Ar-Ge ve Ür-Ge merkezleri, laboratuvarlar, ofisler, sera ve deneme alanları kurulacağını belirten Rektör Özkan, bitki ıslahı, izolat çalışmaları ve gen bankası gibi stratejik araştırmaların da burada yürütüleceğini ifade etti. Günümüzde asıl hedefin sadece üretim yapmak değil, daha az suyla daha verimli tarım yapabilmek olduğunu vurgulayan Rektör Özkan, kuraklığa dayanıklı tohumların geliştirilmesi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi.
ÜNİVERSİTE İLE ÖZEL SEKTÖR AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK
Ziraat Fakültesinde önemli projeler yürütüldüğünü ancak bunların sahaya aktarılmasında özel sektörün desteğinin büyük önem taşıdığını ifade eden Özkan, Tarım Teknokentinin üniversite, bilim ve özel sektörü aynı çatı altında buluşturacağını söyledi. "Burada gerçekten Ar-Ge yapacak firmaların yer almasını istiyoruz." diyen Özkan, ilerleyen süreçte uluslararası tarım proje fuarlarının düzenlenebileceği, inovasyon ve kuluçka merkezlerinin yer alacağı güçlü bir ekosistem oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
KİRALAMALAR 6 AY İÇİNDE BAŞLAYACAK
Antalya Tarım Teknokenti'nin hem Antalya'ya hem tarıma hem de bilime önemli katkılar sağlayacak stratejik bir yatırım olduğunu belirten Rektör Özkan, projenin gerçek değerinin yıllar içinde daha iyi anlaşılacağını ifade etti. Rektör Özkan, Ar-Ge odaklı girişimci ve firmalara tahsis edilecek alanların kiralama sürecinin önümüzdeki 6 ay içinde başlayacağını söyledi.
COP 31 SÜRECİNE KATKI
Antalya'nın ev sahipliği yapacağı COP sürecine de değinen Özkan, iklim kriziyle mücadelede tarımın kritik bir başlık olduğunu belirterek Tarım Teknokenti'nin bu alana da katkı sağlayacağını ifade etti. Projeye büyük heyecan duyduğunu dile getiren Rektör Özkan, "Bunun ne kadar kıymetli olduğunu belki bugün değil ama 10 yıl sonra çok daha iyi anlayacağız. Antalya'ya, bilime, tarıma ve üniversitemize hayırlı olmasını diliyorum. Vizyoner bir proje olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı.
AR-GE'DE TÜRKİYE'NİN ÖNCÜ MERKEZLERİ ARASINDA
Toplantıda Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz da Antalya Teknokent'in mevcut kapasitesi ve başarılarına ilişkin bilgi verdi. Antalya Teknokent'in Türkiye'nin en büyük ve en başarılı 7 teknokenti arasında yer aldığını belirten Yavuz, teknokent bünyesinde 276 firmanın faaliyet gösterdiğini, 2 binden fazla Ar-Ge personelinin görev yaptığını söyledi. Teknokentte yürütülen 391 Ar-Ge projesinde 80 akademisyen ve 34 öğrenci firmasının yer aldığını ifade eden Yavuz, toplam cironun 18 milyar liraya ulaştığını belirtti. Metrekare başına düşen Ar-Ge gelirinin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Yavuz, "Antalya'nın en yüksek Ar-Ge üretilen alanı Teknokent." dedi. Bugüne kadar 105'in üzerinde patent üretildiğini kaydeden Yavuz, en dikkat çekici göstergelerden birinin ise Ar-Ge ihracatı olduğunu vurgulayarak, "182 milyon dolarlık Ar-Ge ihracatı gerçekleştiriyoruz. Bu ihracat, klasik üretimden değil, tamamen Ar-Ge ve teknoloji geliştirme faaliyetlerinden kaynaklanıyor. Bu yönüyle büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.
MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNİN BİR PARÇASI
Antalya Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Yavuz, ‘Antalya Teknoloji ve Bilişim Şehri Antalya’ mottosuyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, milli teknoloji hamlesinin yalnızca yazılım, yapay zekâ ve savunma sanayisiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Tohum teknolojisinin de bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade eden Yavuz, yerli, yüksek verimli ve bilimsel altyapıya sahip tohum geliştirmenin stratejik önem taşıdığını söyledi. Tarım Teknokenti ile 1100 dönümlük alanın yasal güvence altına alınarak tamamen tarımsal Ar-Ge faaliyetlerine ayrıldığını kaydeden Yavuz, Antalya'nın bitkisel üretimde Türkiye birincisi, tarımsal katma değerde üçüncü, örtü altı yetiştiricilikte ise yüzde 41 payla lider konumda bulunduğunu hatırlattı. Türkiye'de bu ölçekte böyle bir alanının bulunmadığını belirten Yavuz, bu yönüyle projenin ülke tarımı açısından çok kıymetli olduğunu dile getirdi.
ÖĞRENCİDEN GİRİŞİMCİYE UZANAN EKOSİSTEM
Tarım Teknokenti bünyesinde yönetim ofisi, sergi ve fuar alanları, sosyal tesisler, sera ve açık tarımsal deneme alanları, Ar-Ge ve Ür-Ge laboratuvarları, bitki ıslahı, izolat ve gen bankası, botanik bahçesi, Tarım İnovasyon Kuluçka Merkezi, Yapay Zekâ ve Akıllı Tarım Merkezi, Tarım Makinaları Tasarım ve Prototipleme Merkezi ile Gıda Biyoteknoloji ve Tarım Akademisinin yer alacağını belirten Yavuz, Ziraat Fakültesi öğrencileri için staj koordinasyon ve öğrenci konaklama merkezlerinin de proje kapsamında planlandığını söyledi. Bitki Islahı, İzolat ve Gen Bankasının projenin en stratejik bileşenlerinden biri olduğunu ifade eden Yavuz, burada hem ata tohumlarının genetik haritalarının çıkarılabileceğini hem de bugün birçok firmanın yurt dışından temin etmek zorunda kaldığı izolatların üretilebileceğini belirterek, bunun sektör açısından önemli bir ihtiyacı karşılayacağını dile getirdi.
ÜNİVERSİTE, KAMU VE ÖZEL SEKTÖR AYNI ÇATI ALTINDA BULUŞACAK
Tarım Teknokenti'nin aynı zamanda üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin güçlü bir örneği olacağını vurgulayan Yavuz, 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında Ar-Ge faaliyetleri yürüten ve Teknokent'e kabul edilen girişimci ve firmalara yer verebileceklerini belirterek, farklı sektörlerden Ar-Ge odaklı şirketlerin burada bilgi teknolojileri, laboratuvar ve ofis altyapısından yararlanacağını söyledi. Dr. Yavuz proje kapsamında 35 firma ile ön görüşmelerin tamamlandığını kaydetti.
Son güncelleme : 23.07.2026 17:00:37